Hoş geldiniz

Uzm. Dr. ALİ AKBEN BİYOGRAFİ 1957 yılında Kahramanmaraş'ta dünyaya geldim. İlk orta ve lise tahsilini Kahramanmaraşta tamamladıktan sonra üniversite tahsilim için İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine 1976 yılında girdim.Üniversite tahsilimi bitirdikten sonra mecburi hizmetimi 1982-1984 yılları arasında Iğdır'da yaptım. 1984 yılında nöroloji alanında ihtisas yapmak üzere Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde göreve başladım. devamı

Tedavi Yöntemleri

Lazer(Okunma Sayısı: 700)

Nörolojik Hastalıklarda Lazer Tedavisi

 

Kelime anlamı terbiye edilmiş güneş ışığı olarak kısaca ifade edebileceğimiz modern ve çağdaş bir tedavi desteği olarak bakabiliriz lasere….1960 lı yıllarda ilk kez kullanılmaya başlandığını biliyoruz.Önemi ise son yıllarda yaygın kullanılmaya başlanması ile artmıştır.Nörolojik hastalıklarda kullanılan başlıca laser türleri nikel-kadminyum ve helyum neon dur. Tedavide kullandığımız düşük enerjili lazer ışınları cilt ve altındaki dokuya penetre olarak hücreler tarafından alınır ve enerjiye dönüştürülür. Böylece hücrenin iyileştirici aktivitesi artar. 
  

Nörolojik hastalıkların tedavisinde etkinliği hangi mekanizmalarla oluyor sorusuna gelince:

-Hücre metabolizmasını artırıyor.                                     
-O bölgedeki kan dolaşımını iyileştiriyor.
-Kollajen ve kas dokusunda gelişme sağlıyor.
-Akut ve kronik ağrıyı iyileştiriyor.
-O bölgedeki ödem ve iltihaplanmayı azaltıyor
-Doku tamiri ve yara iyileşmesinin uyarılmasını sağlıyor.
-Bağışıklık sistemi uyarılıyor.
-Sinir fonksiyonlarını uyarıyor.

Sonuç olarak daha hızlı iyileşme
ağrı şişme ve iltihaplanma sürecinde azalmaya neden oluyor. Bu yöntem alternatif terapiler olarak boyun fıtığından bel fıtığına baş ağrısından eklem hastalıklarına kadar geniş bir yelpazede hastalarımızın şifa bulmasına vesile olabiliyor.Alternatif tedavi yaklaşımlarından biri olan ve tüm dünyada giderek değeri dahada anlaşılmaya başlayan akupunktur tedavisinde laserin kullanılmaya başlanmıştır.Bu tedavi yaklaşımı ile akupunkturdaki iğne korkusunu büyük oranda halletmiş durumdayız.



Laser ışığı kan ve lenf dolaşımını arttırmaktadır. Böylece dokudaki oksijenlenme artıp ödem ve şişkinlik azalmaktadır. Laser ışığının etkisiyle ağrı eşiği önemli ölçüde yükseltir. Laser ışığı ağrı iletimini azaltmakta, endorfin ve enkefalin gibi maddelerin yapımını uyararak ağrı kesici etki yapmaktadır. Laser ışığı tüm prostaglandin seviyelerini arttırır.
Bağışıklık sistemimiz üzerine etki ederek immünomodülasyona yol açarlar. Bunun anlamı şudur : Bazı hastalıklarda bağışıklık sistemi hücrelerimizden bazıları ya anormal derecede aktif hale gelmişler ya da bu hücrelerin aktivite durumları anormal derecede azalmıştır. İşte laser ışığı yeterince aktif olmayan bu lenfositleri uyarıp daha aktif bir hale getirirken aşırı derecede aktif hale gelmiş olan lenfositlerin aktivite durumlarını azaltır. Böylece bağışıklık sistemimiz üzerine gerektiğinde uyarıcı, gerektiğinde baskılayıcı etkiler oluşturur.