Eskiden sıradan bir baş ağrısı olarak görülen migren ağrısının, başlı başına nörolojik
bir hastalık olduğu artık kabul edilmiştir. Migren ağrısına, beynimizin yüzeyindeki
damarların genişleyip daralması ve çevre dokulardaki ödem yol açar. Başlıca karakteristik
özelliği belirli aralıklarla gelmesidir. Genç ve orta yaş grubunda yüzde 20’ler
gibi yüksek bir oranda görülür. Genç ve erişkin hastalığı olarak kabul edilen migren,
45-50 yaşlarına kadar sürebilir. Migren, özellikle hanımların korkulu rüyasıdır.
Ağrı, 4 ile 72 saat arası devam edebilir. Migren hastalarının büyük bir kısmının
ortak özellikleri; aşırı titiz, sinirli, çok dikkatli, zihni sürekli çalışan, duygusal
insanlar olmalarıdır.
Belirtileri
- Ağrı, başın bir yarısında ve göz oyuluyor gibi zonklayarak seyreder.
- Şakak ve ense ağrısı çoğu vakada karakteristiktir.
- Ağrı öncesi veya sonrası bulantı, kusma, ışığa ve sese tahammülsüzlük olabilir.
- Hastanın huzuru kaçar ve rengi solar.
- Alın ve yüze yayılan ağrı nedeni ile sıklıkla sinüzitle karıştırılır.
- Krizlerin bir kısmında ağrı başlamadan önce parlak ışık çakmaları, zikzak görüntüler,
el-yüz ve kollarda hissedilen iğnelenme, uyuşma gibi şikayetler olabilir.
- Bazı hastalarda da ağrı öncesi aşırı neşelenme, gülme, mutluluktan uçuyor gibi haberciler
görülebilir. (Öfori)
- Bazı hastalar ağrıyı; geriyor, çekiyor, yanıyor, sızlıyor, sıkışıyor, üşüyor, kaşınıyor,
burgu ile oyuluyor, bıçak saplanıyor gibi değişik şekillerde ifade edebilir.
- Bazı hastalar ağrının geleceğini saatler önce anlayabiliyorken, bazen de birden
bire şiddetli bir ağrı krizi ile kişinin hayatı alt üst olabilir.
Migreni Çağıran Sebepler
Migren krizlerinin oluşumunda stres, açlık, tokluk, gürültü, uykusuzluk, aşırı uyku,
hanımlarda adet günleri, çikolata, kuru yemiş, mantar, sosis, alkol, kolalı içecekler
başlıca sebepler olarak sıralanabilir. Göz alıcı parlak ışıklar, sigara dumanı,
keskin kokular, lodos ve rüzgârlı hava; migreni tetikleyen faktörlerdir. Bazı gıdalarda
bulunan birtakım maddeler de damarları genişletip, migren krizini başlatabilir.
Hastalığın sebeplerine yönelik çok sayıda teori hala geçerliliğini korumaktadır.
Ancak beynimizdeki damar-sinir ilişkisindeki dengenin bozulması ve genetik yatkınlık
esas sorumlu gibi görülmektedir. Migren bilinenin aksine, tedavisi olan bir hastalıktır.
Kalıtım yoluyla, aileden çocuklara geçebilir. Doktor, muayeneden sonra teşhis için
bazı tetkikler isteyebilir. Uzun tetkik ve tahliller gerekmez. Hastanın şikâyetleri
ile kesin teşhis konulabilir
Tedavisi
Migren ağrısı, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir hastalıktır.
Ağrılar, orta şiddette ya da şiddetli olabilir. Basit krizlerde ilaç almadan karanlık
ve sessiz bir ortamda ağrının geçmesi beklenirken; şiddetli krizlerde hekim müdahalesi
ve etkili bir tedavi programı uygulanması gerekir. Son yıllarda üretilen migrene
özgü ağrıları dindiren ilaçların yanında, krize karşı koruyucu ilaçlar da verilebilir.
İyi bir hasta-hekim diyalogu, her tedavide önemli ancak migren hastalığında çok
daha önemlidir.
Akupunktur, migrende etkili bir tedavi yöntemidir. Hastalar herhangi bir yan etkiyle
karşılaşmazlar. Akupunkturda, beynin kendi üretmiş olduğu ağrı kesiciler aktif hale
gelir. Böylece çok sayıda ilaç kullanmadan tedavi gerçekleşir. Migren krizinde akupunktur
tedavisi, ağrıya karşı adeta bir aşılamadır. Nasıl aşı ile bağışıklık sistemi aktif
hale getirilerek hastalıklara karşı direnç kazanıyorsak, akupunktur ile de ağrıya
karşı direnç kazanmış oluyoruz. Migren ağrısı ne kadar şiddetli seyrederse etsin,
felce sebep olmaz ve ölümcül değildir. Bu yönüyle migren krizi şiddetli bir nisan
yağmuruna benzetilebilir. Ağrı geçtikten sonra, hasta yaşamını önceden olduğu gibi
sürdürür.
Migrenden Uzak Yaşamanın Yolları:
- Düzenli uyumak
- Sabahları düzenli kalkmak
- Dengeli beslenmek
- Sıkıntılı, üzüntülü ve stresli ortamlardan uzak durmaya çalışmak
- Aşırı yorucu işlerde uzun süre çalışmamak
- Kendimizle ve çevremizdeki insanlarla barışık olmak
- Doktorun tavsiye ve önerilerine uymak
- Kulaktan dolma bilgilerle tedaviyi kesmemek
- Ağrı süresince sessiz, sakin, karanlık bir ortamda, başı hafif yüksekte tutarak
istirahat etmek
- Düzenli egzersiz yaparak, beyinden salgılanan ağrı kesicilerden ve mutluluk hormonundan
istifade etmek